Okudum! Kitap yorumları

Site içinde

Şu anda 5 konuk çevrimiçi
Private Tutors Among Bogazici Graduates
Many times there is a deep experienced student supporting the fresh student. Top Brand University Graduates in Turkey are giving private lessons to your kids or you. To get private lessons please click. www.Bogaziciliden.com Boğaziçiliden Özel Ders
Başarılı bir öğrencinin arkasında pek çok zaman bir başka başarılı öğrencinin desteği vardır. Boğaziçi Üniversitesi mezun ve öğrencilerinden ders almak için tıklayın. Boğaziçiliden Özel Ders Bogaziciliden.com
PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Perşembe, 04 Haziran 2009 18:00
CHP GRUP BAŞKANVEKİLLERİ HAKKI SUHA OKAY, KEMAL KILIÇDAROĞLU VE KEMAL ANADOL’UN MAYINLI ARAZİLERE İLİŞKİN BASIN TOPLANTISIPDFYazdıre-Posta
ihsan tarafından yazıldı   
Pazartesi, 18 Mayıs 2009 00:00

Değerli arkadaşlar, TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin yasa tasarısı üzerine görüşlerimizi ve uyarılarımızı tekrar vurgulamak üzere bu toplantıyı düzenledik.

Mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin süreç yeni başlayan bir süreç olmayıp, 1992 yılına kadar uzanan bir süreçtir. Ancak, 1992 yılından bugüne kadar hala başlanılan yerde olunması düşündürücüdür.

CHP olarak bu yasa tasarısına 9 temel noktada itirazımız vardır.

  1. Mayınlı arazilere ilişkin süreç, siyasi iktidarın kamuoyuna yanıltıcı bilgiler vermesinden dolayı adeta karartılmış bir sürece dönüşmüştürBelki de en önemlisi, kamuoyu hala Genelkurmay Başkanlığının bu konuda yaptığı işlemleri ve konu üzerindeki görüşlerini net bir şekilde bilmemektedir. Siyasi iktidar yasa tasarısının Milli Savunma Komisyonunda görüşülmesini engelleyerek konunun en önemli tarafı olan TSK’nın TBMM’ye bilgi vermesini engellemiştir. Milli Savunma Bakanının değişik tarihlerde yaptığı çelişkili açıklamalar kafaları karıştırmıştır. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül 22 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulunda, “Kara Kuvvetlerimiz bunu kendisi yapabilir mi diye gayret saf etti. Aşağı yukarı bir senelik çalışma sonucunda, bunun Kara Kuvvetleri tarafından yapılmasının, icabında yeni şehitlere yol açacağı anlaşıldığından, vazgeçildi.”  şeklinde bilgi vermiştir. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliğinden kısa süre sonra gelen açıklama ile Sayın Gönül’ün açıklaması yalanlanmıştır. Tasarının Plan ve Bütçe Alt Komisyonunda görüşülmesi sırasında Milli Savunma Bakanlığı sözcüsü Tasarıya karşı olduklarını açıklamış, sonra Komisyon görüşmelerinde bizzat Vecdi Gönül tasarının yanında olduklarını belirtmiştir. Tasarının yanında olduğunu açıklayan Vecdi Gönül’ün, Tasarının TBMM’ye sunulduğu 7.3.2008 tarihinden daha 1 ay öncesinde, 11 Şubat 2008 tarihinde “…Tasarı Taslağı mevcut haliyle uygun mütalaa edilmemektedir.” şeklinde biten ve Başbakanlığa gönderilen görüşün altında imzasının bulunması açıklanamayacak bir çelişkidir.  Ortaya çıkan durumda iki dururum söz konusudur, ya sayın bakan çift kişiliklidir ya da bile bile TBMM’yi yanlış bilgilendirmektedir. Bu durum kabul edilemez… Öte yandan Maliye Bakanı, 13 Mayıs Çarşamba günü TBMM Genel Kurulunda yaptığı açıklamadan Genelkurmay Başkanlığının 27 Eylül 2006 tarihinde Maliye Bakanlığına yazdığı yazıda mayın temizleme işlerini NAMSA’ya yaptırılmasının uygun olacağı şeklindeki görüş bildirdiğini belirtmiştir. 50 yıl öncesinin teknolojisi ile imal edilen mayınların, Silahlı Kuvvetlerin bugün ulaştığı teknolojik olanaklarla imha edilememesi düşünülemez. O zaman Genelkurmay Başkanlığı hangi gerekçelerle, mayınları NAMSA’nın temizlemesi önerisini getirmektedir? Bu ihtiyaç hangi mali ve teknik gereklerden kaynaklanmıştır? Bu konuda Genelkurmay Başkanlığının mutlaka kamuoyunu doğrudan bilgilendirmesi gerektiğinin altını çizmek istiyoruz. Genelkurmay, hükümetle aynı düşünüp düşünmediğini mutlaka açıklamalıdır. 

  1. Bu Yasa tasarısı yargı kararını etkisizleştirmeye yöneliktir. CHP, mayınlı arazilerin temizlenerek, tarımsal amaçlı kullanılması amacıyla hazırlanan 31.1.2005 ve 13.6.2005 tarihli Bakanlar Kurulu kararnameleri ile bu kararnamelere dayanarak Maliye Bakanlığının yaptığı işlemlerin iptali istemiyle Danıştay’a başvurmuştur. Danıştay 13. Dairesinin 11.3.2009 tarihli kararında şu ifadeler yer almıştır: “Maliye Bakanlığınca mayının temizlenmesi hizmetinin satın alınması ile temizlenen arazinin tarımsal amaçlı kullandırılması işinin aynı ihalede birleştirilmesi durumunda söz konusu ihtiyaçların en iyi şekilde uygun şartlarla karşılandığından söz edilemeyeceğinden dava konusu ihale şartnamesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” Oysa Tasarı ile “kullanım karşılığı temizleme” ihalesi yöntemi getirilmektedir. Yani Danıştay’ın hukuka uymadığı gerekçesiyle iptal ettiği yöntem hukuka uydurulmaya çalışılmaktadır.

  2. Bu yasa tasarısı, benimsenen ihale yöntemiyle, tam bir AKP klasiğidir. Öngörülen 2’li ihale yöntemi tamamen kamuoyunu kandırmaya yöneliktir. Göstermelik olarak mayınların temizlenmesi için hizmet alımına ilişkin madde konmuş, ancak asıl amaç 3. maddede “kullanım karşılığı temizleme ihalesi” şeklinde tasarıya monte edilmiştir. Hem mayın temizleme alanında uzman, hem de tarım alanında uzman bir organizasyon düşünülemeyeceğinden, sağlıklı bir ihale de söz konusu olmayacaktır. Kısaca AKP, yine kurgulanmış yasa maddeleri ile adrese teslim ihale yapmanın peşindedir.

  1. İhale öncesinde mayın temizleme işleminin mali boyutu ve tarımsal faaliyetlerin olası getirileri konusunda inandırıcı çalışmalar yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mayınların temizlenmesinin maliyeti,  TBMM Genel Kurulunda, 22 Şubat 2006 tarihinde, Vecdi Gönül tarafından “milyarlarca doların üzerinde” diye açıklandı. Maliye Bakanı ise, Tasarının görüşmelerinde, 14 firmanın metre karesi 2 dolarla 15 dolar arasında teklif verdiklerini açıkladı. NAMSA’nın mayın temizleme işini 50 milyon dolara yapacağı belirtilmektedir. 50 milyon dolarla-milyarlarca dolar arasında açıklanamayacak kadar büyük fark bulunması yaklaşık maliyetin tespit edilemediğini ortaya koymaktadır. Kaldı ki, tarımsal faaliyetlerden elde edilecek gelir de bilinmemektedir. 

  1. İhalenin mayın konusuyla uzaktan yakından ilgisi olmayan Maliye Bakanlığına yaptırılmasında ısrarcı olunması inandırıcı argümanlarla açıklanmamıştır. Kilis Valiliğinin bile özel idare aracılığı ile kendini yeterli görerek ihaleye çıktığı bir konuda, büyük bütçeleri yöneten Milli Savunma Bakanlığının dışlanması iyi niyetle açıklanamaz. 

  1. Anayasanın 44. maddesinde, “Devlet, topraksız olan veya yeterli toprağı bulunmayan çitçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır.” hükmü  yer almaktadır. Buna karşın bu yasa tasarısı kendi insanımızı, kendi toprağında köleleştirme tasarısıdır. Topraksız veya az topraksız köylülerimizin en yoğun olduğu bölge kendi insanlarımız yerine yabancılara teslim edilmek istenmektedir. Sosyal barış projesi olabilecek bir proje, sosyal felaket projesine dönüştürülmüştür. Bölge insanı artık ağalar yerine yabancılara marabalık yapacaktır… CHP’nin Tasarının görüşmeleri sırasında, tarıma açılacak arazilerin bölge halkına verilmesine ilişkin olarak verdiği değişiklik önergesi AKP’liler tarafından reddedilmiştir. Öte yandan bu tasarı, GAP’a 12 milyar dolar yatırım sözünün de ne kadar safsata olduğunu ortaya koymaktadır. 

  1. Bu tasarı hukuki olarak yeni sorunlar yumağı ortaya çıkmasına neden olacaktır.  Söz konusu arazi kamulaştırmış bir arazidir ve kullanım amacı değiştiğinde yeni hukuki ihtilafların ortaya çıkacağına kuşku yoktur.

  1. Mayından temizlenen sınır bölgesinin yabancı devlet destekli şirketlere verilmesi durumunda sınır güvenliğinin zafiyete uğrayacağına kuşku yoktur. Bu durum, Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından oluşturulan alt komisyonda Milli Savunma Bakanlığı sözcüsü tarafından da dile getirilmiştir.

 Yasa tasarısı, bu haliyle ver kurtul yasasıdır… Mayınlı arazinin temizlenemeyeceği gerekçesiyle 44 yıllığına yabancılara vermeyi düşünen siyasi iktidara, iyi ki daha fazla mayınlı arazi yokmuş demekten kendimizi alamıyoruz… 

Cumhuriyet Halk Partisi olarak;

  1.  
    • Genelkurmay Başkanlığının mayınlı arazilere ilişkin bilgi ve değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmasını,

    • Mayınların temizlenmesi ile tarım alanlarının kullanılması işlerinin birbirinden ayrılmasını,

    • Tarım alanlarının bölgedeki topraksız ya da az topraklı köylülerimize kooperatif yapılanması ile verilmesini,

İçerecek çözümler üretmek için tasarının komisyona geri çekilmesini talep ediyoruz. 

Tasarının hukuka uygun ve yurttaşlarımızın çıkarları doğrultusunda değiştirilmemesi durumunda, CHP konuyu Anayasa Mahkemesine taşıyacağını da buradan vurgulamak isteriz.

http://www.kemalkilicdaroglu.com/index.php?option=com_content&view=article&id=1394:chp-grup-bakanvekller-hakki-suha-okay-kemal-kilicdarolu-ve-kemal-anadolun-mayinli-arazlere-lkn-basin-toplantisi&catid=1

LAST_UPDATED2